1 Mayıs 1964’te kurulan Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, köklü tarihini TRT Filarmoni Orkestrası ile taçlandırıyor!

TRT Filarmoni Orkestrası daimi Şef Antonio Pirolli eşliğinde kurulan TRT Filarmoni Orkestrası, klasik müzikseverlerin hayatının bir parçası olmaya hazırlanıyor.

“Müzik haz verici olsa da onun asıl özelliği karakter ve zihin üzerinde etkisi, karakteri geliştirme gücüne sahip olmasıdır. Beden eğitimi insan bedenini geliştirdiği gibi müzik de insan ruhunu uygun bir şekilde geliştirir.” der Aristotales. Müziğin iyileştirici gücünden yola çıkarak hayatımıza gelecek yıllarda klasikleşecek bir orkestra girdi. Tüm dünya ve ülkemiz için oldukça olumsuz geçen pandemi sürecinde, şüphesiz ki en çok etkilenen gruplardan biri müzisyenler oldu. Klasik müziğe gönül vermiş onlarca deneyimli müzisyen ve genç yetenekten oluşan Filarmoni Orkestrası, bu süreçte öncelikli olarak müziğini icra etme fırsatı bulamayan birçok müzisyen ile birlikte çalıştı. Pandemi koşulları sebebiyle katılımcısız yapılan konserde tüm olumsuzluklara rağmen müzisyenlerin ve daimi Şef Antonio Pirolli’nin tarihe tanıklık etmekten duyduğu haz açıkça hissedildi.

23 yaylı, 19 üflemeli, 4 vurmalı, 1 arp ve 1 çelesteden oluşan orkestra, dinleyicisine Batı Müziği ve Türk Müziği’nin harmanlaması ile oluşan bir repertuar sundu. Zorlu PSM’nin ana sahnesinde kaydedilen konser yayını 12 Mart 2021 Cuma günü saat 20.00’de TRT2’de izleyicisiyle buluştu.

Yönettiği başyapıtlarla her zaman müzikseverlere muhteşem bir repertuar hazırlayan Antonio Pirolli, TRT Filarmoni Orkestrası’nın gala konserinde dinleyicilere canlı konser hissiyatını yaşattı. Konser süresince izleyicileri güzel müzik yanı sıra görsel şölen de bekledi. Garip Ay, TRT Filarmoni Orkestrası’nın repertuarına ebru sanatı ile işlik etti. Garip Ay ve repertuarın uyumu konseri bambaşka bir boyuta taşıdı.

Repertuar bir kültür harmanını dinleyiciyle buluşturdu.

Konser, ilk kez TRT Filarmoni Orkestrası tarafından icra edilen TRT Jenerik müziği ile başladı, Johannes Brahms’ın Macar Dansları (1-5) ve Ludwig van Beethoven’ın “en neşeli, iyimser ve coşkulu senfonisi” olarak yorumlanan, 4 bölümden oluşan 7. Senfonisi ile devam etti. Konser sonunda, Türk Müzik Tarihi’nin öncüleri olan “Türk Beşleri”nden Ulvi Cemal Erkin’in “Köçekçe”siyle sona erdi.  12 Mart akşamı ilk gösterimi yapılacak olan konser, şimdiden müzik dünyasında büyük bir heyecan yarattı. Allaturca prodüktörlüğünde gerçekleşen bu konserin bir parçası olduğumuz ve köklü TRT tarihine eklenen Filarmoni Orkestrası’nın ilk adımlarına tanıklık ettiğimiz için oldukça gururlu ve heyecanlıyız.

Yazan: Güneş Ekin Sarıtaş

Yorum Yaz